Şemdinli tanıkları: En büyük kahramanlık o aracı ölümüne korumamızdı

img

VAN – Bombalanan Umut Kitapevi'nin sahibi Seferi Yılmaz, o gün suçüstü yakalanan failler bugün aklanmak istense de, “Bu dava halkın davasıdır ve halk bunu asla unutmaz" diyerek, olayın mutlaka aydınlatılacağını söyledi. O güne tanıklık edenler için ise, unutulmaması gereken şey halkın saldırganlara ait o aracı “ölüm” pahasına korumasıydı.

Türkiye’de ‘derin devlet’ denilince akla gelen ilk olaylardan biri olarak bombaların hedefi olan Hakkari Şemdinli’deki Umut Kitapevi, saldırı sonrasında sahibi Seferi Yılmaz tarafından yeniden açılsa da tekrar kapanmak zorunda kaldı. “Umut Kitapevi” tabelasının 14 yıldır asılı durduğu Özipek Pasajı’nın girişinde o günden kalan bir yazı daha yer alıyor, o da “Unutma üzerine git! Şemdinli bombası" yazısı. 
 
Kitapevi'nin bulunduğu pasaj, o günden bu güne ilçe sakinleri için artık bir doğal müzeye dönmüş durumda. Nitekim 9 Kasım 2005 tarihinde yaşanan bombalı saldırıda bir arkadaşını da kaybeden sahibi Seferi Yılmaz, pasajın gerçekten bir müzeye dönüştürülmesinden yana.
 
Gerçekleştirilen saldırının sadece bir işyerine bomba atılması olarak yorumlanmamasının yanlış bir bakış açısı olacağını dile getiren Yılmaz’a göre saldırı, Şemdinli'nin 50 kilometrelik güney sınırının "güvenli bölge" haline getirilmek istenmesinin ön adımıydı.
 
'TEK HEDEF GÜVENLİ BÖLGE OLUŞTURULMASIYDI'
 
Bombalama olayı öncesinde ilçede yaşananlara dikkat çeken Yılmaz, şu hatırlatmalarda bulundu: "Mesela 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde, Barış Grubu'nun Şemdinli ziyaretinde kurulan barış çadırının bombalanması olayı vardı ve orada 18 kişi yaralandı. Ciddi bir araştırma inceleme yapılmadan bu dosya kapatıldı. Aslında oradan başlıyor Şemdinli olayları. Ardından 2 Kasım’da bir bombalama olayı daha yaşandı. Bu açıdan 9 Kasım 2005 Umut Kitapevi bombalanması, Hakkari, Yüksekova bombalamalarının en yükseğe çıktığı bir dönemde oldu.” 
 
Tüm bunlar nedeniyle yaşananların geçmişini, nedenlerini, sonuçlarını iyi incelemek gerektiğini söyleyen Yılmaz, “O dönemde bu iktidarın politikası neydi? Niçin bombalama olayları yaşandı? Bunları bilmek, iyi analiz etmek gerekiyor. Bu patlamalar Şemdinli bölgesinin güney sınırına doğru 50 kilometrelik bir alanın, ‘güvenli alan’ ilan edilmeye çalışıldığı bir dönemde  yaşandı ve sonuç olarak bugün Şemdinli sınırının tamamı bir güvenli bölge haline getirerek, tamamen kapatıldı. Bugün Rojava'daki güvenli bölge tartışmalarını o gün ki politikalardan ayırmamak gerektiğini düşünüyorum" diyor.
 
'O GÜN DEVLETİN EN YETKİLİLERİNİN İLÇEDE NE İŞİ VARDI?'
 
O gün suçüstü yakalanan çetelerin amaçlarının bugün bakıldığında tamamen ortaya çıktığını söyleyen Yılmaz, o dönem mahkeme heyetlerinin, Genelkurmay yetkililerinin ve Ankara Terörle Mücadele Müdür Yardımcısı’nın o gün Şemdinli’de olmasının da tesadüfi bir şey olmadığının altını çizdi.
 
Yılmaz, "Şemdinli'de her şey hazırlanmış ve tezgahlanmış bir olaydı. Bu olayı sadece bombalama olayı olarak geçmemek lazım. Suçüstü yakalanmasına rağmen davanın bu aşamaya gelmesi bile Şemdinli'nin ne kadar derin bir olay olduğunu gösteriyor. Bu dava kamuoyunun baskısıyla buraya kadar geldi. Eğer bu baskı olmasaydı dava ilk günden düşerdi. O dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan ve Deniz Baykal bile Şemdinli'yi ziyaret etti. Erdoğan’ın burada ‘bu işin sonuna kadar gidileceği’ yönünde beyanları oldu fakat Ankara’ya gittikten sonra bu beyanları değişti. Bu olay Şemdinli halkının, esnafının gözü önünde gelişmesine rağmen Ankara’da açıklamalar yapan Başbakan, ‘Şemdinli’deki esnafların tanıklığı geçerli değil, bunlar terör örgütüyle bağlantılıdır, baskı altındadır’ diye bir açıklamada bulundu. Şemdinli'nin en talihsiz olayı buydu. Oysa zanlılar suçüstü yakalanmıştı. Evimin ve kitapevinin krokisi rastgele çizilen bir şey değildi. Çünkü bu krokiler çok ince ve detaylı bir şekilde çizilmişti. Hatta bu çizimler sıradan bir astsubayın normal bir çizimi değildi. Devlet tarafından detaylı kararlar alınmış ve buradaki istikrarsızlığı yaygınlaştırarak ve güneye kadar olan bir bölgenin 50 kilometrelik alanın güvenli bölge ilan edilmesiyle bağlantılı bir olaydı" diye belirtti.
 
‘ŞEMDİNLİ DAVASI BİR KARANLIĞA DOĞRU GÖTÜRÜLÜYOR’
 
"Devlet, Şemdinli davasından dolayı benden intikam aldı" diyen Yılmaz, Şemdinli olayının halk tarafından aydınlatıldığını, bunu kimsenin inkar edemeyeceğini ifade etti.
 
Saldırganların suç üstü yakalanmasının önemi üzerinde de duran Yılmaz, "Bu kişilerin üzerlerinde belgeler, ajandalar, cami ve okulları nasıl bombalayacaklarını gösteren krokiler çıktı. Kamuoyu tarafından bu aydınlığa kavuştu fakat iktidarın o dönemde yaklaşımıyla şimdiki yaklaşımı çok farklı. O zaman belli bir açıklamalar yapıp 'olay aydınlansın' dediler ama bugün gelinen süreçte Şemdinli bir karanlığa doğru götürülüyor” diyerek, bu nedenle davanın adaletle sonuçlanacağı konusunda umutlu olmadığını kaydetti.
 
‘AKP GİDERSE DAVA YENİDEN GÖRÜLEBİLİR’
 
Yılmaz, davanın ancak AKP’nin iktidardan düşmesiyle yeniden görülmeye başlanabileceği görüşünde. 
 
“Bugün adaletli davranmayan bu kişilerin hepsi o zaman yargılanır ve gerekli cezayı alırlar” diyen Yılmaz, şunları ekledi: “Suçüstü yakalanmalarına rağmen yargı onları aklamaya doğru giderse demek ki bu derin devletle ilişkilidir ve bu derin adaletten bir şey beklemek de mümkün olmaz. İnsanın başına ne gelirse gelsin yine de bir adalet beklentisi oluyor. Bu olaylarla ilgili mahkum edildim, içeriye girdim, tecrit edildim. Bu sistem kendini aklamak istiyorsa beni/halkı kutlaması gerekiyordu." 
 
'ŞEMDİNLİ HALKIN DAVASIDIR'
 
Bunca yıl sonra halen can güvenliği ile ilgili endişelerinin olduğunu dile getiren Yılmaz, "Bu sistemi iyi okuyup, anlarsak devletin bugün benim hakkımda ne düşündüğünü tahmin edebiliriz. Beni potansiyel bir tehlike olarak gördüklerini biliyorum. Derin devlet bunu unutturmaz. Fırsat bulduğunda bunun intikamını alır. Çünkü derin devlet halen çalışıyor ve işliyor. Eğer bu iktidar Şemdinli olayını iki üç kişiyle sınırlandırmasaydı Türkiye rahat bir nefes alır ve bu adil yargılama Hakikatler Komisyonu'nun kurulması için de bir yol olurdu. Türkiye bağırsaklarını temizlemiş olsaydı, bu olay üç kişiyle sınırlı kalmazdı. Kim ne derse dersin, bu derin yapılanmalar bir hiyerarşidir. Hiyerarşi yoksa bir itirafçının Veli Küçük ve diğer üst düzey komutanlarla ne ilişkisi olabilir ki? Şemdinli davası beraata gidiyor. Ama biz bu işin peşini bırakmayacağız. Eğer bu davanın sonucunda beraat çıkarsa, bu yargının göstermelik bile bir durumunun olmadığını gösterir. İktidar değişirse bu olay yine gündeme gelecektir, çünkü bu dava halkın davasıdır ve halk bunu asla unutmaz" diye vurguluyor. 
 
‘DERİN DEVLETİ SUÇÜSTÜ YAKALADIK’ 
 
O günün tanıklarından biri Faik Geylan. İlçe halkı olarak suçluları suç üstünde yakaladıklarını söyleyen Geylan, tanıklığını şöyle anlattı: "O gün herkes dükkanını kapatıp oraya geldi. Biz aracın yanına geldiğimizde 'Emniyet personeliyiz' diye bağırıyorlardı. Ama halk onları bir an olsun bırakmadı. Hayatımda ilk kez Şemdinli’de insanlar bu kadar birlik oldu. Eğer ilçenin yaşlıları olmasaydı o üç kişi oradan asla sağ çıkmazlardı. Çünkü halk çok büyük bir öfkeyle oraya geldi. Çağrılar yapılınca insanlar da akli selim davrandılar. Devlet o gün öyle bir duruma geldi ki artık rica, minnetle halkı evine gönderiyordu. Olaylarda öldürülen Ali Yılmaz, benim yanımda kuruşa dizildi. Ölüm, yaralanma oldu ama Şemdinli ve Kürtler bu olay karşısında tek yürek oldu. Şemdinli direnişi Kürt tarihinde önemli bir yere sahip olacaktır.” 
 
Gerçekleştirilen saldırı ile halkın sindirilmek istediğini ve kabuğuna çekilmeye zorlandığını belirten Geylan, o gün yakalanmamış olmaları halinde bu kişilerin belki de okul ve camileri bombalayıp, PKK’ye yıkacaklarını ve bunun propagandasını yapacaklarını kaydetti.
 
Geylan, “Biz derin devleti suçüstü yakaladığımız halde olay aydınlatılmadı. Türkiye karanlığa gömülmeye devam ediyor. Roboski karanlık değil mi? Suruç karanlık değil mi? Bu karanlık Türkiye tarihinde devam edecek. Biz Kürtlerin bunu unutturmaması gerekiyor" dedi. 
 
'ŞEMDİNLİ HALKININ EN BÜYÜK KAHRAMANLIĞI O ARABAYI KORUMASIYDI’
 
Saldırının tanıklarından Hamza Aslan da, o gün ilçe halkı olarak derin devlete ait o aracın götürülmesine engel olmayı görev saydıklarını ifade etti.
 
Bunun nedeni ise Aslan, "O arabayı kaçırmak istediler. Fakat ne olursa olsun o aracı korumamız ve onlara vermememiz gerekiyordu. Özellikle aracın içerisinde belgeleri korumamız gerekiyordu. Direndik ve tüm belgeleri açık bir şekilde ortaya koyduk. Aslında Şemdinli halkının en büyük kahramanlığı o arabayı ölümüne korumasıydı” sözleriyle dile getirdi.
 
Olaylar sırasında hayatını kaybeden Ali Yılmaz’ın yanı başında vurulduğunu söyleyen Aslan, “Ali Yılmaz'ı Yüksekova’ya hastaneye götürmek istedik ama hayatını kaybetti ve bu olaydan sonra tam 12 gün boyunca halk sokakları terk etmedi. Biz mahkemede Ali Yılmaz’ı öldüren kişiyi teşhir etmemize rağmen bir sonuç çıkmadı ve günün sonunda Şemdinli karanlıkta kaldı" diye anlattı. 
 
-SON-
 
MA / Adnan Bilen
 

Diğer başlıklar

20/02/2020
23:36 Merkel ve Macron’dan Putin’e: Erdoğan ile İdlib'i görüşmeye hazırız
22:51 ‘Xewna Şevek Havînê’ oyunu Şişli’de sahnelendi
22:18 Güney Sudan’da iç savaş sona erdi
21:52 Barolardan HSK'ya istifa çağrısı
21:34 Bakan Albayrak: AB ülkelerini geride bıraktık
21:31 Suruç Aileleri’nin adalet arayışı 55’inci ayında
20:30 Erdoğan Sarrac ile görüştü
20:27 Şam’da patlama
19:55 Van'da şüpheli kadın ölümü
19:51 Davutoğlu’ndan Gezi açıklaması
19:43 BM:Libya’da ateşkes görüşmeleri yeniden başladı
19:34 AB, bütçe görüşmeleri için olağanüstü toplandı
18:43 Görelespor’dan Vali Yaman’a tepki
18:38 Güler, İngiliz mevkidaşı ile görüştü
18:10 Uçak kazasına ilişkin Bakanlık’tan açıklama
17:59 İdlib’te çatışma: 2 asker yaşamını yitirdi
17:45 ‘Yalnız Ülkenin Dağ Çocukları’ adlı kitaba toplatma kararı
17:38 Rusya’dan ‘Suriye'deki teröristlere destek ve silah vermeyi durdurun’ çağrısı
17:19 Kapıköy Gümrük Kapısı'nda korona virüsüne karşı tedbir
17:06 Diyarbakır'da kadınlardan anadil açıklaması
17:02 Elif Mutlu davası ertelendi
16:54 Suç örgütü lideri Yılmaz: İfadem alınsaydı Hrant Dink yaşıyor olacaktı
16:26 Özgür Gündem davası ertelendi
16:07 Gazeteci Hakkı Boltan serbest bırakıldı
16:05 Özalp ve Saray'da 8 Mart etkinliği
16:02 HDP Almanya’daki ırkçı saldırıyı kınadı
16:02 HDP il binasındaki açıklamaya soruşturma
15:54 İzmir'de şehir hastanesi tepkisi: Şirket hastanesi istemiyoruz
15:28 Hasankeyf'in tabelası da sökülmek istendi
15:25 Evli olduğu kadını ve kardeşini öldüren erkeğe müebbet istendi
15:23 Tanrıkulu'ndan Kavala'nın tutuklanmasına tepki: Hukuksuzlukta payı olanlar yargılanacak
15:04 Kürt Dil ve Kültür Ağı'ndan Kürtlere 'dile sahip çıkın' çağrısı
14:59 Davutoğlu’ndan Kavala açıklaması
14:22 Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde iş bırakma eylemi
14:13 Nusaybin Davası'nda tecrit vurgusu
14:12 Almanya'daki ırkçı saldırıların şüphelisi annesi ile ölü bulundu
14:08 İBB eski Genel Sekreteri’ne 9 yıl hapis istemi
14:08 TJA: Asimilasyonla mücadele edelim, dili geliştirelim
14:02 Gözaltındaki gazeteci Boltan’a Musa Anter sorgusu
13:59 HDP'liler: 23 Şubat'ta Ankara'dayız
13:48 Psychology Kurdî 'Cinselik ve toplum' dosyasıyla raflarda
13:27 Adana'daki zamlara tepki: Geri çekilsin
13:24 İzmir’de bir ayda 2’si çocuk 9 kişi tehdit edildi
13:13 HDP’li 6 isim hakkında 10 fezleke Meclis’e geldi
13:12 HDP Kongresi’ne enternasyonalist dayanışma
13:12 İstanbul’da Kürtçe Shakespeare rüzgarı
12:33 Kürtçe'nin mihenk taşı: Enstîtuya Kurdî
12:19 Almanya'da iki kafeye saldırı: Ölenlerin çoğunluğu Kürt
12:16 Kurtulan: Sarısaç suçüstü yakalayınca hedef haline getirildi
12:06 Kayıp Didem’in cansız bedeni bulundu
12:01 Medeni Yıldırım davası: TÜBİTAK rapor hazırlamayacağını bildirdi
11:40 Avukatlar İmralı’ya gitmek için başvurdu
11:39 Dr. Sîpan: Sağlık emekçilerinin toplumun dilini bilmesi hayati önem taşır
11:33 Ücretleri ödenmeden atılan metro işçileri grevde
11:14 Arslan'ı katleden erkek yarın mahkemeye çıkarılacak
10:41 Kadir Şeker’in sağlık raporu dosyaya girdi
10:36 Aldar Xelil: İdlib'de yaşananlar planlı
10:33 Bir işçi daha intihar etti!
10:31 İdlib’de olanlar sonu belli bir tiyatro!
10:22 Kürt Dil Platformu konferans düzenleyecek
10:22 Avukat Köylüoğlu tacizden tutuklandı
10:22 Abdüllatif Şener: Darbe söylentileri Erdoğan için bir çıkış yoldur
10:03 Alınak: Polis korumasında olan zavallılardan çok mutlu ve özgürüm
09:57 'Çalışmak kadınları güçlü kılıyor'
09:27 Mardin Valisi Kayyım Yaman’a tepki: Tek adamlık rejiminin yereldeki örneği
09:13 'Oğlum suçsuz yere ölmesin'
09:13 Cizreliler: İnsanlar yoksulluk ve çaresizlikten intihar ediyor
09:13 Gençlik örgütleri: İntiharların sorumlusu iktidardır
09:11 Eşini kaybeden Nigar Kapağan: Çığ değil ihmal öldürdü
09:11 Kayyımın koruma polisinin eşi belediyeye şube müdürü yapıldı
09:11 Kayyım kaymakamlığı belediyeye taşıyor
09:09 Yasak kararını Van Valisi vermiyorsa kim veriyor?
09:08 Mardin Valiliği bir kez daha 'terör' savunması yaptı!
09:08 Afgan bebek, Pakistanlı genç, Suriye vatandaşı, İranlı...
09:07 HDP'li Önlü: Kaybettiren-kazandıran pozisyondan çıkacağız
09:06 Süleyman Şah Türbesi ve ‘zamanın ruhu’
09:00 Küçük Leyla’nın davasına yarın devam edilecek
09:00 20 ŞUBAT 2020 GÜNDEMİ
00:12 Hivron ve Bajar’dan Mersin’de konser
00:08 Hakkari ve Yüksekova’da okullar tatil
19/02/2020
22:54 Pentagon’dan İdlib açıklaması
22:01 Sinirlioğlu: Türkiye İdlib'de tehdit teşkil eden tüm hedefleri vuracak
21:29 Af Örgütü: Serêkaniyê ve Girê Spî’de 180 sivil yaşamını yitirdi
21:16 Osman Kavala yeniden tutuklandı
20:25 'Ekonomik krizin faturasını bu iktidar ve sistem ödemek zorunda'
19:37 Urfa’da eylem ve etkinlik yasağı
19:30 İran’da 2 kişi koronavirüsten hayatını kaybetti
19:08 Yüksekova’da halk toplantısı düzenlendi
19:05 Ağır hasta tutuklu Terfa Akçın tahliye edildi
19:01 Ankara’da bir kadın katledilirken, Hatay’da bir kadın yaralandı
18:45 ENKS temsilcileri Çavuşoğlu ile görüştü
18:19 Mersin'de büyük kongreye çağrı
18:14 Gezi davasında beraat kararı veren heyete soruşturma izni
17:58 Libya Hafter ile müzakerelerin askıya alındığını duyurdu
17:50 Polisler tarafından darp edilen yurttaş 4 gündür yoğun bakımda
17:24 Çocuk istismarını engellemeye dönük önerge AKP-MHP oyuyla reddedildi
17:19 Şoygu ve Hafter Moskova’da görüştü
17:03 HDP'li vekiller: Türkiye’de idam cezası fiilen uygulanıyor
16:58 Büyükada Davası ertelendi
15:42 Amedspor deplasmanda mağlup oldu